2 Kasım 2009 Pazartesi

"summer"dan sonra "autumn"dan hayır gelmez


romantik komedi izlemeyeli çok olmuş. hatta hiç gerçek bi romantik komedi izledim mi anımsayamıyorum, en son kimin aşkına hem iç geçirdim ekranda gördüğüm... Ağlarım sandım buna da giderken. sırf sevdiğim bir şarkı soundtrack listesinde var diye. Aralarda iç geçireyim falan dedim, hafif burun çeksem? Yok... ağlanan cinsten değildi bu. Daha çok kimseden ses gelmeyen yerlerde güldüm. Mesela şey oldu... mm.. unuttum işte bak! romantik komedi böyle bir şey. unuttum gitti. Hem izlerken "çok yazmak istiyorum" dedim "eve dönünce". "çok" olamadı.

filmden öğrendiğim şeyler ise şöyle:

beyaz tene çikolata renk saç yakışıyomuş çok.

güzel gülüşlü olan kız hayata 1-0 önde başlıyo, bu net.
işaretlere inanma, tesadüf diye bişi yok. kendi şansını yaratıcaksın! (gerçi bunu hayat bana önceden de defalarca öğretti. ama mucizelere inanmak çok daha tatlı malesef...)

çizim yeteneğine sahip olmak çok yüce bir durum

isveçliler çok geniş adamlar

3 yorum:

agentorange dedi ki...

o kızı baya kınıyorum.

busker dedi ki...

kötü indie film kuşağı başladı. hurraaa.. burger king den bkool alalım, zooey deschanel filan olalım.

busker dedi ki...

öyle şeyler yaparım. gerçi dürüst olayım tesadüf oldu. pek başka blogları okudugumu söyleyemeyecem ya:)... hatta follower filan da oluyum bari...